26 Haziran 2007 Salı

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA

Bu sıcak havalarda zeytinyağlı yemekler en güzeli ve en sağlıklısı. Ben de bol bol zeytinyağlı yemekler yapmaya çalışıyorum. Favorilerimizden biri de zeytinyağlı barbunyadır.
Malzemeler:
1 kilo taze barbunya
2 adet soğan
1 adet havuç
1 fincan zeytinyağı
10 diş sarımsak
6 adet domates
1 adet küp şeker
Yarım demet maydanoz
Tuz
Yeteri kadar su
Yapılışı: Barbunya temizlenip bir tencerede yeteri kadar su ile 10 dakika haşlayın ve süzün. Soğanı soyup rendeleyin. Havuçları soyup ince halkalar halinde doğrayın. Sarımsakları soyup temizleyin. Domatesleri yıkayıp rendeleyin. Soğanı zeytinyağı ile bir tencerede kavurun.Üzerine rendelenmiş domatesleri ve halka halindeki havuçları ekleyip kavurmaya devam edin. Barbunyayı, şekeri, tuzu ve üzerine 1 parmak geçecek kadar sıcak su ekleyip pişrimeye devam edin. 15 dakika sonra sarımsakları da ekleyin (Ben yemeğin içinde sarımsakların bütün olarak gözükmesini istediğim için böyle yapıyorum). Barbunyalar ve havuçlar pişince ocaktan indirin. Bir borcam kabına alıp üzerine yıkayıp kıydığınız maydanozları ekleyin. Afiyet olsun.

22 Haziran 2007 Cuma

ÇİLEKLİ PASTA

Çilek mevisimi bitmeden ben de bir çilekli pasta yapayım dedim. :) Geçen de eşimin amcasının kızı (Mediş) , yengem ve kayınlidem bana geldiler. Onlar için bu çilekli pastayı yaptım. Valla herkes çok beğendi. Tabii ben de çok mutlu oldum. Yanında kısır ve poğaça servisi yaptım. Afiyetle yedik hepsini.
Gelelim tarifine.Öncelikle kenardaki finger biskuvileri daha önce Selen'de görmüştüm. O zamandan beri aklımdaydı onları kullanmak. Fırsat bu fırsat kullanayım dedim. Bu güzel fikir için teşekkürler Selenciğim.
Malzemeler:
1 adet pastaban
2 yemek kaşığı çilek reçeli suyu
1 su bardağından biraz az ılık su
1 paket Eti finger biskuvi
Krema için:
1 adet yumurta
4 su bardağı süt
3 kahve fincanı un
3 kahve fincanı şeker
1 paket vanilya
1 paket labne peniri
Çikolata sos için:
1 paket çikolata sosu
Paketin üzerinde yazdığı kadar süt
Süsleme için:
Yarım kilo çilek
Yapılışı: Önce süt, yumurta ,un ve şeker bir tencerede kaynayana kadar karıştırarak pişirilir. Piştikten sonra içine vanilya eklenir. 15-20 dk beklenir ve sonra labne peynirini ilave edilip mikserle çırpılır.Kremamız hazır. :)
Çilekler yıkanıp temizlenip bir kısmını ortadan ikiye bölünür.
Kelepçeli kalıba pastabanın alt katı yerleştirilir. Çevresine finger biskuviler dizilir. Çilek reçeli suyu ile ılık su karıştırılır. Kek bu karışımın yarısı ile ıslatılır. Kremadan bir miktar kekin üzerine yayılır. Ortadan ikiye bölünmüş çilekler ile süslenir. Üzerine biraz daha krema dökülür. Pastabanın üst katı da kalan çilek reçeli su karışımı ile ıslatılır ve yerleştirilir. En üste de kremanın kalan kısmı dökülür ve çilekler ile ilk fotoğrafta görüldüğü gibi süslenir. Buzdolbında dinlenmeye bırakılır.
Çikolata sosu arkasında tarife göre hazırlanır. Ocaktan indirildikten sonra üzeri kaymak bağlamasın diye soğuyana kadar karıştırılır. Dolaptaki pastanın üzerine dökülür ve istenirse yine çilekle süslenir. Buzdolabında dinlenmeye bırakılır. Misafirler gelince afiyetle yenir. :)

20 Haziran 2007 Çarşamba

YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI

Yazın hafif yemekler yemek istiyoruz hep. Semizotu salatası lezzetiyle tercih ettigimiz alternatiflerden bir tanesi. Herkesin kolaylıkla yapabileceği leziz bir salata olduğu için sizinle paylaşmak istedim.
Malzemeler:
Yarım kile semizotu
1 su bardağı yoğurt
2 diş sarımsak
Biraz zeytinyağı
Kırmızı pul biber
Yapılışı: Semizotunun yaprakları ayıklanır ve güzelce yıkanır. Sarımsak dövülerek yoğurt ile karıştırılır. Semizotu sarımsaklı yoğurt ile karıştırılarak servis tabağına alınır. Üzerini zeytinyağı ve pul biber ile süsleyerek servis edelir. Afiyet olsun.

15 Haziran 2007 Cuma

Ye#23 - MAYALI POĞAÇA


Sevgili dostlar uzun süredir sesim cıkmadı hiç. Tatil dönüşü yoğunluk ve biraz da tembellik. Öte yandan yaz girdi aman yediklerimize dikkat edelim derken, bloguma yazamadım hiç. Bu etkinliği kaçırmak istemedim. Etkinliğe bire bir uygun bir tarif olmasa da şekersiz olduğu için etkinliğe katılabilirim diye düşündüm.
Öncelikle etkinliğe ev sahipliği yapan Defne'ye çok teşekkür ederim. Benim de teyzem diabet hastası. Gördüğüm kadarı ile elimizdeki diabetik tarifler pek çok değil. Bu etkinlik sayesinde çok yararlı bir arşiv oluşacak. :)
Gelelim benim mayalı poğaça tarifime. Aslında hemen hemen hepinizde bulunan bir tarif olabilir. Ama ben yine de vermek istedim. Etkinlik kapsamına uygun olsun diye kepekli unla yapmak istedim ama kepekli un bulamadım. Mecburen ben beyaz unla yaptım. Ama size kepekli unla yapmanızı tavsiye ediyorum.
Malzemeler:
1 buçuk su bardağı ılık süt
2 yumurta akı (sarısı üstüne sürülecek)
1 küp yaş maya
1 yemek kaşığı tuz
1 çay bardağı sıvı yağ
Alabildiğince un
Light kaşar peyniri
Yapılışı: Un dışındaki diğer malzemeler karıştırılır ve yavaş yavaş un ekleyerek hamur hazırlanır. Mayalanması için yarım saat kadar bekletilir. Hamurdan küçük parçalar koparılır, içine peynir konur ve bohçalanır. Pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsinine dizilir. Tepside de 15- 20 dakika mayalanması beklenir. Daha sonra üzerlerine yumurta sarısı sürülür ve susam veya çörek otu ile süslenir. 200 derece civarındaki fırında pişirilir. Afiyet olsun.

31 Mayıs 2007 Perşembe

TATİL BİTTİ!

Sevgili Blog dostlarım hepinize merhaba.


Tatil bitti ve sizlerleyim yeniden. İstanbul'a döneli birkaç gün oluyor ama işlerin yoğunluğundan ancak yazmaya fırsat bulabildim. Tatil dönüşü adapte olamama durumu söz konusu oldu biraz. Rahata ve tembelliğe alışınca insan hemen ısınamıyor eski yoğumluktaki işlere. Ama başka çare olmayınca mecbursun. :) Alıştım sayılır ben de.

Tatil çok güzeldi. Bütün teyzem, amcam, halamlarla görüştüm. Hergün akraba ziyareti ile geçti. Zaman kısıtlı olunca koşturmaca içinde gönül almaya çalıştık elimizden geldiğince. Ben gidince yağmur da yağdı bereketli oldum. Babam çok sevindi. Keşke daha önce gelseydin de yağmur o zaman yağsaydı dedi. :)
Tabii ki tatilde bol bol yedik içtik. Eve dönüşte tartının üzerine çıkıp biraz canımız sıkıldı. Ama olsun bu lezzetleri de yememek ne mümkün. Annemin bizim için emek harcayarak hazırladığı bu lezzetlerden bir kaçının fotoğrafını çektim. Onları sizinle paylaşmak istedim.
İlk lezzetimiz annemin geleneksel böreğidir. Hamurunu kendi yoğurur, kocaman sinilerde yapar. Büyük yufkalar açar sini büyüklüğünde. Her kata peynir-ıspanak karışımından serpilir. Üstüne de yağlı yoğurtlu karışım sürülür. Sonuçta nar gibi kızarmış mükemmel bir lezzet elde edilir. Altta pişmeden önceki ve piştikten sonraki fotoğraflarını görmektesiniz. :)
















İkinci lezzette annemin geleneksel ikramlarından. Sabah kahvaltısı için yapar. Biz adına "pişi" diyoruz. Belki başka yörelerde başka isimlerle biliniyor olabilir. Hamur ufak yassı yuvarlak şeklinde kızgın yağda kızartılır. Kahvaltıda beyaz peynir ve reçelle inanılmaz güzel bir lezzet.Üçüncü lezzet un helvası. Geçen cuma anneannemin ölüm yılıdönümüydü. Un helvası anneannemin bize yaptığı geleneksel tatlılardandır. Biz de onu yad etmek adına cuma günü un helvası yaptık. Un helvasının tarifni vermiyorum. Sonra kendim evde deneyim. O zaman tarifi vereceğim. :)

Son olarak da babamın emek sarf ederke yetiştirdiği erik ve kayısıları resimledim sizler için. Bir sürü topladık getirdik İstanbul'a. Her gece zevkle dolduruyorum kaseyi ve yiyorum. Zaten ben meyve delisi birisiyimdir. Yaz mevsimi benim favorimdir. Çok çeşitli meyve var. Oh yaşadım. Ama keşke memleketimde olsam da bol bol lezzetli meyvelerimizden yesem. Maalesef İstanbul'da o lezzetleri bulmak mümkün değil.
Tatilden lezzetler sundum sizlere. :)

İnşallah en kısa zamanda kendi yaptığım lezzetlerle sizlerle olacağım. Şimdilik hoşçakalın...

21 Mayıs 2007 Pazartesi

KAKAOLU ANTEP FISTIKLI KEK

Kakaolu kurabiyelerden sonra kakao tutkusu sardı bizi. Bir de kakaolu kek yapayım dedim. Evde Eminönü’nden aldığım tuzsuz Antep fıstıkları vardı. Kekin içinde güzel olur diye onları da kullanarak kendi kafama göre malzemelerle bu keki yaptım. Aslında bilindik kek tariflerinden tek farkı kakaolu olması ve içindeki ceviz, üzüm ve Antep fıstıkları. Sonuç mükemmel oldu. Denemenizi tavsiye ederim.
Bu arada ben yarın akşam memleketime (Salihli) gidiyorum. :) Gitmeden önce son bir tarif yazayım dedim. 1 hafta kadar aranızda olamayacağım. Oradan internete erişimim sınırlı olur. Bu süre zarfında annemin ve yengemin yapacağı güzel yemek ve ikramların fotoğraflarını çekip dönüşte sizlerle paylaşacağım. Sevgili blog dostlarım hepinize bol lezzetli günler. Görüşmek üzere…

Malzemeler
2 yumurta
1su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
4 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 su bardağı un
Ceviz, üzüm ve tuzsuz Antep fıstığı

Yapılışı: Yumurta, şeker, süt ve yağ çırpıcı ile karıştırılır. Kakao, vanilya, kabartma tozu ve un da eklenir. Una bulanmış üzüm, ceviz ve Antep fıstığı eklenir. Yağlanmış kalıba dökülerek ~170 derece fırında 50 dakika kadar pişirilir. Afiyet olsun.

14 Mayıs 2007 Pazartesi

Ye#22 - ŞURUPLU KURABİYE


Kurabiye YE#22 etkinliğini öğrendiğimde ilk aklıma gelen bu kurabiye oldu. Teyzemin meşhur kurabiyesidir. Onun sayesinde ailemizin vazgeçilmez tatları arasına girmiştir. Daha önce yapmayı denememiştim. Hep teyzem ya da yengemin yaptıklarını hapır hupur yiyerek idare ederdim. Etkinlik sayesinde ben de kendim yaptım ve tecrübe etmiş oldum. Brownie tarzı tatları sevenlere tavsiye ederim.
Malzemeler
2 yumurta
3 fincan pudra şekeri
2 yemek kaşığı kakao
1 paket margarin
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Alabildiğince un

Şurubu için:
3 fincan şeker
4 fincan su

Yapılışı: Yumurta, pudra şekeri ve kakaoyu karıştırıp oda ısısında bekletilmiş margarini ilave ediyoruz. Biraz yoğurduktan sonra alabildiğince un, kabartma tozu ve vanilyayı da ekleyip yoğuruyoruz. Yuvarlak şekil verip önceden ısıtılmış ~170 derece fırında üzerleri çatlayıp katılaşıncaya kadar (yaklaşık 25-30 dakika) pişiriyoruz. Alltaki fotoğrafta fırından çıkmadan önceki kurabiyeler görülmektedir. Bu fotoğraftan da görüldüğü üzere kurabiyelerin üzerinde çatlaklar olacak. Çatlaklar ne kadar çoksa şurubun kurabiyenin içine işlemesi o kadar kolay olur. Kurabiye fırında iken su ve şekerimizi karıştırarak şurup yapıyoruz. Şurup adı ama kaynatma falan yok aman dikkat. Sadece şekeri suda karıştırarak çözüyoruz. Fırından çıkardığımız kurabiyeleri sıcakken şuruba sırayla batırıp çıkarıyoruz (alttaki fotoğraflarda uygulamalı gösterilmektedir). Her bir kurabiyeyi 15-20 saniye kadar şurup içinde bekletmek gerekiyor. Şurubu iyice içine çeksin istiyoruz. Daha sonra üzerlerini hindistan cevizi ile süsleyip servis ediyoruz. Afiyet olsun.