16 Ağustos 2008 Cumartesi

ZEYTİNYAĞLI SEMİZOTU


Yazın bol bol zeytinyağlı yemekler tüketiyoruz. Zeytinyağlı semizotu yemeği de eşimle son zamanlardaki favorilerimiz arasında bulunduğu için sizlerle paylaşmak istedim. Bloguma yapılan ziyaretlere bakınca pasta-kek-börektense en çok ana yemeklere ve zeytinyağlılara ilgi olduğunu farkettim. Hepimiz yaptığı basit ama lezzetli tarifleri de paylaşarak yemek tariflerimi genişleteyim istedim. Böylece ziyarete gelenlere de çok çeşitli alternatifler sunabilirim. İşte bu basit tariflerden bir tanesi:


Malzemeler:
2 demet semizotu
4 tatlı kaşığı pirinç
1 adet büyük soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı domates salça (siz isterseniz 3 adet rendelenmiş domates de kullanabilirsiniz)
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı su

Yapılışı: Semizotunun ğst yaprakları dalları ile beraber ayıklanır. İyice yıkanır ve irice doğranır. Soğan rendelenir. Zeytinyağı bir tencereye alınır ve soğanlarda eklenerek kavrulur. Salça ve semizotu eklenerek bir 3 dakika kadar kavrulur. Sonra şeker, tuz, pirinç ve su eklenir. Ağzı kapalı şekilde kısık ateşte pirinçler pişinceye kadar pişirilir. Suyu az gelirse pişirme esnasında içine sıcak su ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

ETKİNLİK KODU

Merhabalar,

etkinlik logo kodunun eskisinde teknik bir sorun oldu. Lütfen alttaki yeni kodu kullanın. Böylece etkinlik logonuzu bloglarınızda hatasız görüntüleyebileceksiniz.

Hepinize ilginiz ve katılımınız için şimdiden çok teşekkürler.

31 Temmuz 2008 Perşembe

HAYATIMIZA LEZZET KATAN SOSLAR


Sevgili Ayşenin başlatmış olduğu blog dünyamıza renk katan Yaman Etkinlikler serisinin Ağustos ayı ev sahibesi benim. :)
Ayşe ile mailleşmelerimiz sonucunda bu ayki etkinlik konumuzun “Hayatımıza Lezzet Katan Soslar” olmasına karar verdik. SOS konusu benim çok ilgimi çekti. Basit bir yemek hazırlanan pratik bir sosla herkesin iştahla ve hayranlıkla yediği bir lezzete dönüşebilir. Mutfaktaki kurtarıcılarımız ve sofralarda süslü sunumların vazgeçilmezi olan SOS konusu umarım sizinde ilginizi çekmiştir.

Etkinlik logosunu bloğunuza koymak için aşağıdaki kodu kopyalayabilirsiniz. :)

Bu etkinlik sayesinde sofralarımızı renklendirecek pratik ve lezzetli sos arşivimiz olacak umuduyla sizlere yapabileceğiniz alternatifleri sıralamak istiyorum:
  • Makarna sosları
  • Salata sosları
  • Çorba ya da yemek terbiye sosları
  • Et-Tavuk-Balık sosları (ızgara, kızartma veya süsleme için hazırladıklarımız)
  • Pasta süsleme için kullanılan çikolata veya meyve sosları
  • Cips sosları
  • Reçeller, marmelâtlar, jöleler
  • Ev yapımı salça veya mayonez
  • Turşu sosları
  • ve aklınıza gelen diğer soslar…

Hayatınıza lezzet katan sos tarifleriniz ile birlikte adınızı, yaşadığınız şehir veya ülkeyi, etkinlik yazınızın url adresini en son 31 Ağustos 2008 tarihine kadar gannepisiriyor@gmail.com göndererek etkinliğe katılabilirsiniz. Blogu olmayan katılıcımlar url adresi yerine fotoğraf göndererek etkinliğe kolaylıkla katılabilirler.

Şimdiden herkese kolay gelsin. Yaratıcı, pratik ve leziz sos tariflerinizi heyecanla bekliyorum. Güzel bir etkinlik olması dileğiyle…

İnternette bulduğum sos ile ilgili yazıları aşağıya sizin için toparladım. Genel bilgi anlamında faydalı olacağını düşündüm.

“Sos,
aşçılıkta bir yemeğin hazırlanmasında kullanılan veya yemeğin servisi sırasında üzerine dökülen sıvı veya yarı katı (yoğun) haldeki yardımcı yemektir. Soslar tek başına tüketilmez, ana yemeğe lezzet, su veya görsel güzellik katma amacıyla kullanılır. Sos sözcüğü Fransızca bir sözcük olup (sauce), İngilizce'de tuzlu anlamına gelen salted kelimesinin Latince'si olan salsus sözcüğünden gelir. Genellikle soslar sıvı bileşenler içerirken, makarna türü yiyeceklere ilave edilen soslar daha çok katı bileşenler içerir. Hazırlanma şekillerine ve amaçlarına göre soslar soya sosu, beşamel sosu veya salata sosu gibi isimler alır.” (Vikipedi)

“Makarnanın ana yemek olarak yenebilmesini sağlayan en büyük yardımcı etken sostur. Farklı makarnalar için uygun olan soslar da farklılık gösterir. İşte size soslara göre makarna seçiminde bir kaç ipucu...


Spagetti: Spagetti gibi uzun ve yuvarlak makarnalarda, bu özellikleri nedeniyle genellikle sıvıyağ ile yapılmış domatesli ve salçalı soslar kullanılır.


Erişte gibi yassı makarnalar: Bu çeşitler için daha yoğun kıvamlı; mesela peynir, yumurta ve krema bazlı soslar tavsiye edilir.


Burgu ve ince uzun makarnalar: Bu tip makarnaların sosun suyunu emme özelliği bulunur. Bu sebeple sulu ve sebzeli soslar bu şekiller için idealdir.


Mantı ve midye şekilli makarnalar: Daha çok etli ve kıymalı soslarla birlikte kullanılır. Sosları iyi taşıdıkları için salatalarda da mükemmel sonuç verirler.


Kalem, boncuk şekilli makarnalar: Bu çeşitler fırın makarnalar için uygundur. Salatada da kullanılabilir.“
(http://ntv-msnbc.com.tr/news/315427.asp)

Ayrıca Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Arman Kırım’ın soslarla ilgili iki tane yazısını buldum. Altta linklerini verdim. Vakti ve ilgisi olanların linkleri tıklayarak sosların tarihi ve çeşitleri ile ilgili daha geniş bilgiye
buradan ve şuradan ulaşabilirler. :)

28 Temmuz 2008 Pazartesi

YAZLIK LEZZETLER - ELMA KOMPOSTOSU


Bu ayki Yaman Etkinlik ev sahibi sevgili Neslihan. Birbirinden farklı Yazlık Lezzetlerle buluşacağımız bu etkinlikte Neslihancım sana kolaylıklar diliyorum.




Ben de bu etkinliğe elma kompostosu ile katılayım dedim. Elma benim çok sevdiğim, yaz-kış sürekli tükettiğim bir meyvedir.
Geçen bizim burdaki pazara gidince ekşi elmalardan gördüm. Hemen aldım. :) Etkinlik için de kompostosunu yapmayıp diye düşündüm. Bu sıcaklarda serin serin komposto çok iyi geldi. Siz de hafif ama lezzetli bir tatlı isterseniz bu tarifi deneyebilirsiniz.

Malzemeler:
3 adet ekşi elma
4 su bardağı su
3 yemek kaşığı şeker
Yarım limonun suyu
1 çay kaşığı toz tarçın

Yapılışı: Elmaları yıkayıp, kabuklarını soyup küp küp doğrayın. Derin bir tencereye 4 su bardağı ve elmaları koyup, elmalar yumuşayana kadar pişirin (7-8 dakika kadar). Daha sonra şekeri ve limon suyunu ekleyip bir süre daha kaynatın. Buzdolabında soğutup üzerine servis edin. Ben evde nane veya karanfil olmadığı için tarçın ile süsledim. Afiyet olsun.

15 Temmuz 2008 Salı

PEYNİRLİ POĞAÇA

Geçenlerde blogumu takip eden arkadaşlarımla sohbet ediyorduk. Fulyacım "benim poğaçalar hiç güzel olmuyor" dedi. "Kaç kere denedimse hep sert oldu diye" bahsetti. Ben de bloguma baktığımda en genel tariflerden olan peynirli poğaçanın olmadığını fart ettim. Hem Fulya için hem de blogumda bunmasını istediğim için sizlerle "anne poğaçası" tarifimi paylaşmak istedim. :)

Malzemeler:
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3/4 su bardağı sıvı yağ
  • 1 paket oda sıcaklığında margarin
  • 3 Yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 4-4.5 su bardağı un
  • 1.5 su bardağı ezilmiş beyaz peynir
  • Yarım demet maydanoz
  • Çörek otu

Yapılışı: 2 yumurtanın sarısını üzerlerine sürmek için ayırın. Geri kalan yumurta ve aklarını yoğurt ve sıvıyağ ile iyice karıştırın. Margarini de ekleyip tekrar karıştırın. Son olarak kabartma tozunu ve unu da ekleyin. Ben 4 su bardağı un kullandım. Siz unu yavaş yavaş ekleyin. Kendinize göre un miktarını ayarlayın. Maydanozları ince ince doğrayıp beyaz peynir ile karıştırın. Hamurdan küçük parçalar koparıp, içlerine peynirli karışımdan koyup istediğiniz şekli verin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu ile süsleyin. Yaklaşık 180 derecedeki fırında üzerleri kızarıncaya kadar (yaklaşık 35-40 dakika) pişirin. Afiyet olsun.

2 Temmuz 2008 Çarşamba

ZEYTİNYAĞLI PATLICAN


Uzun süredir işlerimin yoğunluğundan hiç ses veremedim. Merak edip yorum bırakan ardadaşlarıma çok teşekkür ederim. Bundan sonra daha sık ses vereceğim. Gelelim tarifimize...
Patlıcan delisi birisiyim. Farklı lezzetler ararken Münevver ablacığımın Zeytinyağlı Patlıcan tarifi ile karşılaştım. Yazın bu sıcaklarda gönül rahatlığı ile yiyebileceğimiz çok sağlıklı bir tarif olunca daha da bir bilgimi çekti. Pişmiş sarımsak da benim için ayrı bir güzel lezzettir. Münevver ablamın leziz diğer tariflerini de bizzat deneyip memnun kalınca bu tarifi denememek olmazdı. :)

Patlıcan kızartılmadan sakın lezzetli olmaz demeyin. Lokum gibi inanaılmaz leziz bir yemek oldu. Herkese tavsiye ederim. Münevver ablacım bu güzel tarifle yaz sofralarımız zenginleştirdin. Çok teşekkürler. :)

Benim uyguladığım ölçülerle tarifi vermek istedim. Aslında çok farklı değil Münevver ablamınkinden. Ben zeytinyağını az koymaya çalıştım.

Malzemeler:
4 adet küçük ve ince patlıcan
3 baş sarımsak
5 adet domates
1/2 limon suyu
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz ve şeker

Yapılışı: Sarımsaklar ayıklanıp, yıkanır. Domatesler rendelenir. Patlıcanların kabukları soyulur. Yavyan bir tencereye önce domates ve sarımsakların yarısı konur. Üstüne patlıcanlar dizilir. En üste de kalan domates ve sarımsaklar dökülür. Tuz, şeker, limon suyu ve zeytinyağı eklenir. Hiç su eklenmeden ve tencerenin kapağı mümkün oldukça açılmadan orta ateşte pişirilir. Afiyet olsun.

22 Mayıs 2008 Perşembe

LİMONLU CHEESECAKE


Çok uzun zamandır da cheesecake yapmayı istiyordum. Sencer Paşa Hoş geldin Partimiz’de Nesihan’ın yaptığı cheesecake’i çok beğenmiştim. Buluşmamızdan bir hafta sonra hemen Neslihan’ın tarifini denedim. İşlerimin yoğunluğu nedeniyle ancak yayınlayabiliyorum...

Eşim ve misafirlerim çok beğendi. Bana da cesaret geldi. İlk cheesecake’min başarıyla sonuçlanmasına çok sevindim. Çatlama da olmadı. Benim gibi ilk deneyenler için Neslihan’ın tarifini uygulamalarını tavsiye ederim. :) Neslihan'ın tarifini birebir uyguladım. Tek farkı ben alttaki biskuvi tabakasını kalın sevdiğim için 2 paket biskuvi kulandım. :)


Malzemeler:
600 gram krem peynir
4 adet yumurta
1 bardak toz şeker
5 tatlı kaşığı mısır nişastası
1 paket krema
1 limonun suyu ve kabuğunun rendesi
2 paket yulaflı biskuvi
125 gram tereyağı

Üst süsleme için: 200 gram beyaz çikolata, 100 gram siyah çikolata ve 1 kutu krema

Yapılışı: Bisküvileri robottan geçirip un haline getirin. İçine tavada eritip ılıttığınız tereyağını ekleyin. Kelepçeli kalıbın (22 cm’lik) tabanına için yağlı kağıt kesin ve tabanına yerleştirin. Yan kenarlarını da fırça yardımı ile sıvı yağ ile yağlayın. Bisküvi karışımını kelepçeli kalıba boşaltın ve üzerini düzleştirin. Buzdolabına kaldırıp dinlenmeye bırakın.
Krem peyniri, toz şekeri ve mısır nişastasını bir kapta mikser ile çırpın. Yumurtaları teker teker bu karışıma ekleyin ve çırpmaya devam edin. Son olarak limon suyunu, limon kabuğu rendesini ve kremayı ekleyip karıştırın. Kelepçeli kalıptaki bisküvi tabanın üzerine bu peynirli karışımı dökün.
Önceden 175 dereceye ısıttığınız fırında yaklaşık 10 dakika kadar pişirin. Daha sonra fırının ısısını 90 dereceye düşürün ve pişirmeye devam edin. Yaklaşık 70 dakika kadar bu düşük ısıda pişirin. Ben pişirme esansında diğer blog arkadaşlarımın tariflerinden gözüme çarpan birkaç nokta uyguladım. Birincisi fırın ısısına dayanıklı küçük bir kaba su koyarak fırına yerleştirdim. Bir de pişrime işlemi bittikten sonra cheesecake'i fırından çıkarmadım. Oda ısısına gelinceye kadar fırının içinde beklettim. Siz de bu noktalara dikkat ederseniz benimki gibi çatlamayan bir cheesecake'niz olur. :)

Oda ısısına gelmiş olan cheesecake'i buzdolabına kaldırıp soğumaya bırakın. En az 2-3 saat dolapta bekledikten sonra üst süslemeyi yapabilirsiniz. Süslemeden önce kelepçenin kenarlarını dikkatlice çıkarın. Ben Neslihan'ın süslemelerini taklit etmeye çalıştım. Daha önce çikolata ile süsleme işine el atmamış biri olarak bir tecrübesizlik vardı. Elimden geldiğince birşeyler yaptım. :) Anlatayım nasıl yaptığımı.

Beyaz çikolatayı benmari usulü eritin ve içine biraz (3-4 yemek kaşığı) krema koyun. Cheesecake'n üzerine dökün ve biraz soğuduktan sonra bir bıçak yardımı ile üstünü düzleştirin. Daha sonra siyah çikolatayı da benmari usulü eritin ve sıkma torbası ile istediğiniz şekilde süsleyin. Afiyet olsun.